asgari ücret ...

Bu ücretle Manisa da çalışmakta yaşamakta zor!

 

Manisa organizede çalışan işçilerle bazen işe gitmeden birkaç yudum çay içerken kahvelerinde, servislerinden inip yorgun argın evlerine giderken yaptığımız sohbetlerle işçilerin asgari ücret ve çalışma koşullarıyla ilgili düşüncelerini aldık.Manisa organizede dev şirketler var ve büyük karlarıyla göze batıyorlar ama işçilere verdikleri ücret ve çalışma koşulları ise tam bir kölelik durumunda.

 

İlk başta Manisa organizeyi yakından tanıyalım.

Manisa Ticaret ve Sanayi Odasının kendi verilerine göre, 9.400.000 m2 aşan alanı ile  Organize Sanayi Bölgesi, bölge ekonomisini yönlendiren önemli bir ticaret ve sanayi merkezi konumunda. Ayrıca FDI Magazine tarafından 2004/2005 yılı 200 Avrupa Kenti Arasında "Yatırıma En Uygun Kent" ödülüne layık görülmüştür.
 
510 hektar
üzerinde 128 firmanın yer aldığı Manisa OSB; Dünyanın 100 ‘ü aşan ülkesine ihracat yapılan Bölgenin toplam dış ticaret hacmi 2004 yılında yaklaşık 3.600.000 EUR ‘a ulaşmıştır. İSO verilerine göre ülkemizin en büyük ilk 500 şirketi arasında yer alan 11 firma ( VESTEL ELEKTRONİK, VESTEL BEYAZ EŞYA DÖKTAŞ, POLİNAS, HAYES–LEMMERZ-İNCİ, YONCA YAĞ, ÇİMBETON, KERİM ÇELİK, İNCİ-EXIDE, MERLONİ, BOSCH ) da yer almaktadır.
Bunlardan MERLONİ-İtalya; BOSCH-Almanya; REXAM-İngiltere, IMPERIAL TOBACCO-İngiltere; ECM MINIBAR-İspanya; yüzde yüz yabancı sermayelidir.

Manisa ‘nın yatırım yapmak için ideal bir şehir olduğuna dair en önemli güncel gösterge, 2004 yılında aldığı birincilik ödülüdür. Financial Times Grubuna bağlı FDI (Foreign Direct Investment) Magazine tarafından düzenlenen yarışmada, Manisa 200 Avrupa şehri arasında “yatırım için en ideal maliyetli şehir” seçilmiş ve Hong-Kong’ ta yapılan ödül töreninde mevcut yatırım şartları ile yabancı yatırımcılar tarafından büyük ilgi görmüştür. MANİSA'YI ÖN PLANA ÇIKARAN NEDENLER
1- OSB Ucuz Arsa: Manisa organize sanayi bölgesinde arsaların metre karesi 16 dolar, bölgenin alt yapısının iyi olması ve ucuz arsa olması yatırımcı için çok cazip
2- Ulaşım kolaylığı: Manisa OSB'deki 10 milyon metrekarelik alandaki bölge İzmir'e çok yakın. Bölgeye demiryolu yapımının başlaması, Alsancak Limanı ile irtibatı kolaylaştırıyor. İzmir-Manisa arasının yakınlığı ve duble yol fabrika yöneticilerinin İzmir'de yaşamasını, büyük kent kültür ve eğlencesinden yararlanmasını sağlıyor. Yine Adnan Menderes havaalanının yakın olması da Manisa OSB'yi cazip kılıyor.
3- Enerji sorunu yok. Manisa organize sanayi bölgesi doğalgazı tüm fabrikalarına veren bir bölge. Elektrik santralı hem doğalgaz hem de motorinle çalışabiliyor. Kesintisiz elektrik enerjisi fabrikalarda sorun yaratmıyor.
4- Çevre dostu: Doğalgazla çalışması hava kirliliğini yaratmadığı gibi bölgenin iki arıtma tesisine sahip olması fabrikaların arıtma tesisi yapmalarını önlüyor..
5- Alt yapı sorunu yok. Manisa OSB'de altyapı sorunları yaşanmıyor. İçme suyu, kullanma suyu, arıtma tesisleri, enerji, doğalgaz, buhar hep OSB yönetimi tarafından sağlanıyor.
6- Gümrük sorunu yok. OSB'de iletişim çok yüksek ve hızlı internet ağları ile yapılıyor.
7-Kaliteli insan gücü: İzmir ve Manisa'dan kaliteli insan gücü sağlanıyor. Hem kaliteli hem de ucuz insan gücünün olması yatırımcıların gelmesine neden oluyor. Manisa’nın ucuz işçi cenneti olması büyük sermayenin neden buraya yatırım yaptığının asıl nedeni burada yatıyor.

 Bölgede, arsa tahsisi başvurusunda bulunan ancak henüz olumlu yanıt verilememiş firma sayısı 50’ye, talep edilen arazi yüzölçümü ise 1.000.000 m2’ye ulaşmıştır. Yabancı sermayenin ilgi odağı durumundadır.

 Avrupa’da ki toplam TV üretiminin % 30’u,Türkiye’deki TV üretiminin %65’i,Bisiklet Üretiminin % 35’i, Buzdolabı üretiminin % 26’sı Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılmaktadır. Toplam buzdolabı üretiminde ise dünya’da 1. Merkez Manisa Organize Sanayi Bölgesidir. 
İSO 2004 İkinci 500 Sanayi Kuruluşu Anketi’nde Yer Alan diğer Firmaları ise;
İNCİ EXİDE AKÜ, ÇİMBETON HAZIRBETON, MAYTEKS ÖRME, VALF SANAYİ, HAYES LEMMERZ İNCİ OERLİKON, MA-KON, ÖNAYSAN, SELKASAN, TİRSAN KARDAN, PİLENPAK AMBALAJ, SEREL SERAMİK
ELSAN HAMMADDE, ÇUKUROVA KİMYA’dır.

İşçilere ‘bir dokundu bin ah işittik’

 

Manisa organizede yaklaşık 50 bin civarında işçi çalışmakta. Manisa her geçen gün büyüyen göçle kısa bir zamanda  işçi şehri haline geldi. Yoğun göç yeterli sayıda konutun olmaması ev kiralarının patlamasına neden olmuş durumda. Çok sayıda işçi gurbet hayatı yaşıyor genç işçiler birlikte ev tutup 3–5 kişi birlikte kalıyor..

İşçileri asgari ücret ve çalışma şartları konusunda tepkilerini dile getirirken bu konuda ne yapılması gerekiyor diye sorduğumuzda işsizliği dışardan göçü ve kendi aralarında güvensizliğin olması ellerini kollarını bağladığını söylediler. Aslında işçiler birilerinin( sendikalar) güven verici şekilde kendilerine bilgi yol-yöntem gösterirse arkalarından gideceklerini de belirtiyorlar.  AKP ye ise her geçen gün tepki giderek artıyor. Açıkça AKP’ nin patronlara çalıştığını söyleyen işçiler, asgari ücret noktasında hükümetten umutları kalmamış durumda.

 

Vestel Beyaz Eşya’da Çalışan Bir İşçi:

Bir çocuğum var, eşim çalışmıyor. 3 yıldır asgari ücretle çalışıyorum. Allahtan kira vermiyorum. Ekonomi düzeliyor diyorlar, peki ekonomi düzeliyorsa asgari ücretimiz niye düzelmiyor. Bence düzelen pek bir şey yok. Asgari ücret yetmediği için fazla mesaiye kalmak zorundayım. Saat ücretlerimiz çok düşük. Fabrikadan ayda 10,00 YTL yakacak yardımı alıyoruz, 1,50YTL de çocuk yardımı alıyoruz. Bence AKP hükümeti bizi asgari ücret konusunda kandırdı. İşçinin alım gücü kalmadı artık. Sendikamız olsa daha iyi olur, hakkımızı ararken yalnız kalmayız. Şu anda hiçbir güvencemiz yok. Arkamızda birileri olursa haklarımızı ararız. Gazeteniz aracılığıyla AKP hükümetinden asgari ücret noktasında işverene baskı yapmalarını istiyorum.

 

Vestel High-End’te Çalışan Bir İşçi:

2 yıldır asgari ücretle çalışıyorum. Nişanlıyım. Ailemle birlikte kalıyorum. İş güvencemin olmayışından ve hayat koşullarının kötü olmasından dolayı evlenemiyoruz. Manisa’da ev kiraları çok yüksek. 300,00–400,00YTL civarında. Maaşlarımızın büyük bir bölümü kiraya gidiyor. Fazla mesailerle ortalama 500,00YTL ancak alabiliyoruz. Asgari ücret çok düşük. Hiç kimse bu ücretle çalışmak istemez ama işsizlik var. Mecburen çalışıyoruz. Hiçbirimizin bir güvencesi yok. Asgari ücretle ilgili yapılan imza kampanyasına katıldım. Ama hiçbirimiz daha fazla bir şey yapmak istemiyoruz. Çünkü hepimiz işsiz kalmaktan ve işten atılmaktan korkuyoruz.

 

Vestel Beyaz Eşya’da Çalışan Bir İşçi:

Asgari ücretle çalışmaya mahkûm durumdayım. Çünkü bütün fabrikalar asgari ücretle işçi çalıştırıyor. Hükümet büyüme olduğunu söylüyor ama ülkenin borçları da artıyor. Ücretlerimiz yerinde sayıyor. Bize bu büyümenin bir yararı yok. Bazen arkadaşlar olarak ustabaşlılarına ve mühendislere maaşlarımızın düşük olduğunu söylüyoruz. Bir süre sonra adamlar bu konuda bizim yanımıza gelmeyin diyerek geçiştiriyor. Bence birlikte hareket etmezsek tek başımıza hiçbir şeyi düzeltemeyiz. Son dönemde Manisa’da ekmeğe %20 zam geldi. Kiralar ortada. Artık hükümete ve asgari ücret tespit komisyonuna el insaf diyorum. Bence asgari ücret en düşük 600,00 YTL olmalı.

 

Mesut -Taşeron işçi

İki senedir çalışıyorum. Serigrafi işini yapıyorum. Günde 12 saat çalışıyorum. Ayda 430,00YTL alıyorum, fazla mesai ile birlikte. Bu maaş yetmiyor. 225,00YTL kira veriyorum. Evliyim, bir de kardeşim var. O da çalışıyor. Birlikte evi geçindiriyoruz. Köyden gelip çalışmaya başladım. Vallahi haklarımızı hiç bilmiyoruz. İyi kötü geçinip gidiyoruz işte. Bizler maaşlarımıza zam istediğimiz zaman patronlar kapıyı gösteriyor. Asgari ücretimizin en azından 600,00YTL olmasını istiyorum.

 

Arif -Yan Sanayi Metal işçisi:

5 yıldır çalışıyorum. 500,00YTL maaş alıyorum. Bu parayı beyaz yakalı olduğum için alıyorum. Fabrikada işçilerin büyük çoğunluğu asgari ücretle çalışıyor. Ben 500,00YTL kira parası veriyorum. Eşim asgari ücretle çalışıyor. 2 çocuğumuz var. Mesailer ve eşimin aldığı asgari ücretle geçinmeye çalışıyoruz. Asgari ücretle çalışan arkadaşlarımın fazla mesailere kaldıkları için sosyal hayatları bitmiş durumda. Bir de sürekli işten atmalar ve iş kazaları yaşanıyor fabrikamızda. Geçmişe göre alım gücümüz her geçen gün azalıyor. Bence hükümet IMF baskısıyla ve patronlara iyi görünmek için asgari ücrete zam yapmıyor. Bütün işyerleri sendikalı olursa en azından bazı hakları olur. Bizim işyerimizde sendika yok ama olmasını istiyorum. Sendikalı olursak en azından hakkımızı daha rahat ararız. Buradan hükümete çağrım asgari ücretin en düşük 600,00YTL olması ve işten atmaların bu kadar kolay olmaması yönünde adımlar atmasıdır. Başbakan’ı ve Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu fabrikalarımıza davet ediyorum. Gelsinler fabrikamızı görsünler, ondan sonra karar versinler.

 

Çukurova Kimya’da çalışan bir taşeron işçi:

350,00YTL alıyorum. Evim kira olmamasına rağmen zar zor geçiniyoruz. Eşim çalışmıyor, bir çocuğumuz var. Hükümet iktidara geldiği ilk zamanlarda asgari ücrete iyi bir zam yapmıştı. Herkes umutlandı. Sonra işler değişti. Hükümet daha sonra hep patronları dinlemeye başladı. Belki seçime doğru yine biraz zam yaparlar. Ama bu sefer açıkça söyleyelim yemezler. Şimdi 17,00YTL’lik zam yapacaklarını söylüyorlar. Bu hükümet başka bir ülkede mi yönetimde. Hiç bu insanların durumunu görmüyor mu? Taşeron çalışma bence kaldırılmalı. Herkese ikramiye verilmeli. Bizden peşin peşin vergi alıyorlar. Ama patronlardan vergi alan yok. Her zaman fabrikalarını inşaat gösteriyorlar. Hatta yeni arabalarını bile vergiden düşürüyorlar. Bence sendikalı olmalıyız. En azından bir problemimiz olursa sendikaya bildiririz. Ücretlerimiz artar, haklarımız olur. Hükümetin her kesime eşit davranmasını istiyorum. Böylece halktan daha çok destek alırlar.

 

Vestel den bir işçi:

Uzun süredir Vestel de çalışıyorum. Bu asgari ücretle geçinmenin imkânı yok. Şimdi insanlar geçinemiyor ya patronlarda işçilere bankamatik kartları da ek hesaplar açıyor bu sefer işçi mecburen ek hesabı kullanıyor sonra ek hesaba faiz ödemek zorunda kalıyor. Yani her yönde işçiyi sömürüyorlar. Başbakan yeni bir fabrikayı açma ya gelmişti Vestel’e ama müdürlerle görüşüp hemen gitti hiç işçinin halini vaktini sormadı. Bir kez de Zorlu hükümet yeni kurulduğu zamanda Ali Babacanın babasıyla iyi dost olduklarını ve araları da her konuda anlaşacaklarını söyledi. Yani AKP tam patronların adamı olmuş durumda. Ya ben düşünüyor binlerce insanın çalıştığı bir fabrikada nasıl sendika olmaz bu nedenini bir düşünün. İşçilerin hiç biri ücretlerinden memnun değil ama çalışmasa aileme yük olurum diyerek çalışıyoruz. Birde bizde dayanışma var sağdan soldan yardımlarılar geçinmeye çalışıyoruz ama bu işin sonu nereye gider bilemiyorum.

 

Özer  – gıda işçisi:

Ben 3 yıldır çalışıyorum, 380 net maaşım var. Bekâr olduğum için şimdilik mesailerle yetiyor. Birde baba evinde kalıyorum onunda etkisi var. Vallahi % 5 vermesinler daha iyi hatta ben onlara para vereyim. Bize zam yapmadan ekmeğe, motorine, dolmuşa, sigaraya her şeye zam geldi şimdiden % 18 içerdeyiz. Başbakan dünyayı gezmekten ülkede neler olduğunun farkında değil. Gelsinler bizim maaşlarla kendileri geçinsinler.

 

Indesit Company (ARİSTON) de çalışan bir işçi:

 380 YTL net maaş ve 50 YTL de sosyal yadım alıyorum. Fabrikamızda sendika(Türk metal) var ama işgüvencemiz yok sözleşmeli çalışıyoruz sürekli girdi çıktılar oluyor. Asgari ücrete en az % 40 zam yapılmalı bence .AKP patronlara çalışıyor bunu herkes görmeye başladı. Bizim sendika bir muhalefet yapıyor ama milliyetçi bir çizgide ama işyerlerimiz deki sorunlar karşısında ise patronlara karşı sessiz kalıyorlar.

 

Danka da( Yan sanayi) çalışan bir işçi:

2 yıldır çalışıyorum asgari ücret alıyorum, bir ay boyunca 12 saat çalışırsak 600 YTL alıyorum evimi geçindirmek için ek iş yapıyorum vardiyadan geldiğimde boya badanaya gidiyorum. Bence asgari ücret 500 olmalı AKP nin ekonomik politikaları dışında uyguladığı politikalarından memnunum. Çalışma koşullarımız zor ama mecburuz. Birde seçimlerde söz verdiler asgari ücretten vergi alınmayacaktı  sözünü tutsunlar. Bizden değil patronlardan vergi alsınlar.

 

Selkasan kağıt fabrikasından bir işçi:

Ortalama 500 alıyorum ama hakkımızı aldığım inanmıyorum. AKP böyle politikaları sürdürürse işçinin sözünden daha çok düşer. İşsizlik herkesin elini kolunu bağlıyor. Aslında hepimiz kaygılıyız bu ev kiralarıyla bu maaşla nereye kadar idare edeceğiz bilmiyorum. Ama bence işçi her zaman birlik olmak zorunda. Biz genç işçiler pek bir birimize güvenmiyoruz birazda iş yasalarını ve haklarımızı bilmiyoruz ben mesela bu konuda hiç bir şey okumadım.sendika olursa iyi olur ama hiç kimse bu koşullarda buna cesaret etmez.

Hazırlayan : Günay Ayaz

 

 

Yorum Yaz